İspanya'nın 2012 Londra Olimpiyatları'na gidecek olan U23 takımı bugün ilk hazırlık maçında Mısır'ı ağırladı ve çok da zorlanmadan, rölanti bir oyunla 3-1 galip geldi. Detaylı bir biçimde maçın analizini yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum hakeza takım ilk defa bir araya gelip ilk maçına çıktı, daha önlerinde 5 aya yakın bir süre var fakat kısa kısa Luis Milla'nın takımında bu akşam dikkat çeken olumlu ve olumsuz faktörlere değinelim.
>>Takım kendine çok fazla güveniyor. Güven iyi bir şey olsa da zaman zaman ters tepebiliyor, tıpkı bugün yenilen goldeki gibi. İspanya'nın yediği kontra sonucu Mısır korner kazandı ve bu korner sonucu golü buldu. Fakat burada asıl göze çarpan Mısır'ın korneri paslaşarak kullanırken takım olarak İspanya'nın bunu umursamayıp hiç kimsenin pres yapmamasıydı. Golün asistini yapan Sherwidan ceza sahasına kadar elini kolunu sallaya sallaya geldi ve çok rahat bir şekilde ortayı açtı. Bana kalırsa takımın Olimpiyatlardan öne yapacağı hazırlık maçlarından birinde mağlup olması bu handikapı aşmak için çok faydalı olacaktır.
>> Takım özellikle ilk yarı bir milli takımdan ziyade kulüp takımı görüntüsündeydi, belki deplasmandaki bir Barça veya La Liga'nın Bilbao'su. Bundaki en önemli etken orta sahada hücum organizasyonunu sağlayan ikilinin Bilbao'dan oluşması - De Marcos&Herrera - hatta Bilbao'da daha dengeli - ofans ve defans dengesi - oynayan De Marcos'a Milla'nın takımın bütün hücum organizasyonunun başlangıçlarını yüklemesiydi. Bunda başka bir etken de defansın göbeğinde oynayan Dominguez ve Botia ikilisinin 90'ların klasik bir savunma ikilisi gibi sadece işin defansif yönüyle ilgilenip işin oyun kurma kısmında yer almamasıydı. Hal böyle olunca Chelseali Romeu top almak için çok geri gelmek zorunda kaldı ve Romeu - Herrera - De Marcos arasındaki bağlantı koptu. Elbette bu maçta Isco denenmedi fakat bu orta saha üçlüsüyle çıkılan bir maçta Herrara ile De Marcos'un görevlerinin tam tersi olması gerekirdi. Aslında orta saha ile oynamaktansa defansa daha yaratıcı, topu alıp ileri taşıyan bir ismi monte etmek çok daha doğru ve verimli olacaktır.
>> Yukarıdaki maddenin bir sonucu olarak özellikle ilk yarıda takım İspanyol tarzına ters şekilde çok fazla yan top denedi - zaten bu ortalarn bir çoğu da isabetsiz idi. Bunda orta saha kopukluğunun yanında özellikle ilk yarı sağ kanatta oynayan Diego Capel'in etkisi büyüktü. Açıkçası bu sezon Sporting'de hiç izlemedim Capel'i ama şu maçta gördüğüm 45 dakikanın bende oluşturduğu fikir Capel'den olmayacağı yönünde. Sporting'de kendisine tek katabildiği artık sadece çizgiyi kullanmayıp zaman zaman içeri yönelmesi oldu ama asla bir sol forvet edasında değil. Bu opsiyonun kapalı olduğu zamanlarda ise pasla içeri dönmeyi hiç düşünmezken sürekli kanattan çizgiye inip bakmadan içeri gönderdi topları. Zaten Tello'nun ikinci yarı oyuna girmesiyle takımın hücumdaki görünümü bir anda değişti. Son olarak Tello'nun da biraz önce Alp Çolak'ın söylediği gibi repertuarını geliştirmesi, zaman zaman iç taraftan adam geçmesi lazım. Bu maçta bir problem teşkil etmedi fakat oynadığı son 3 maçta (Osasuna, Valencia, Mısır) sadece 1 kere içeriye yönelip adam geçmesi bu zaafını açıkça gösteriyor.
>> Takım maçın büyük bölümünde topa sahip olmasına ve rahat bir oyun ortaya koymasına rağmen kanat bekleri istenilen bindirmeleri yapamadı. İlk yarı boyunca Didac'ın ve Montoya'nın birkaç kez ileri çıktığını saymazsak - ki Didac Espanyol'da neredeyse kendi sahasından daha fazla rakip sahada oynuyor - kanat bekleri çok fazla ileri çıkmadı. Bunda Herrera - Oriol'un oyunu kanatlara açmamasının da etkisi var elbette. Bir ihtimal burada Sergi Roberto'nun ilerideki maçlarda Romeu ile birlikte değerlendirebileceğini düşünüyorum.
>> Adrian, Atletico Madrid'deki performansının aksine kötü bir futbol ortaya koydu. Oynadığı ilk yarı boyunca bir tane bile defansın arkasına koşusu yok. Bu sebeple de tehlike yaratabilecek bir yerde topla buluşamayıp pozisyona giremedi.
>> Her ne kadar 3-1'lik galibiyete rağmen takımın oyunun beğenmesem de henüz yol uzun. Ayrıca unutmamak gerekir ki Isco, De Gea, Muniain, Javi Martinez ve Mata gibi EURO 2012'den sonra takıma katılacak isimler var ve takımın çehresini tamamen değiştirecekleri aşikar.

0 yorum:
Yorum Gönder