29 Ocak 2012 Pazar

La Liga Sona Erdi!!!





Belki La Liga'nın sona ermesine resmi olarak daha 18 hafta var fakat lider Real Madrid ile ikinci Barcelona arasındaki puan farkı 7'ye kadar yükseldi. Açıkçası bu saatten sonra çok zor Barcelona için lig şampiyonluğu, hatta bana göre imkansız. Nede olsa lig tarihinde bugüne kadar bir kere lider 7 puan öndeyken  avantajını kaybedip şampiyonluğu vermiş. 


Peki Barça bu sezon şampiyonluğu neden kaybetti, daha doğrusu özellikle deplasmanlarda olmak üzere bu kadar puan kaybını neden yaptı? Elbette etki derecesi farklı birçok değişik faktör var fakat benim açımdan göze çarpanlar şu şekilde.


Takımın başına geldiği günden bu yana meydanda kupa bırakmayan Guardiola'nın bu sene belki kendine karşı bir meydan okumasıydı 3-4-3 ama takıma en çok zarar veren faktördü bana ve birçoklarına göre. Bu takım 3-4-3 oynamaz mı, bal gibi oynar ama bu kadar hızlı ve keskin bir geçiş gerekli miydi sorusu zaten önemli olan. Ya da ligdeki sıradan takımlara değil de zorluk derecesi yüksek rakiplere karşı denenmeli miydi 3-4-3. Bana kalırsa cevabı hayır. İlk yarı boyunca La Liga'da puan kaybedilen Sociedad, Valencia, Sevilla, Villarreal maçlarının tamamında; Bilbao ve Getafe maçlarının ise büyük bölümlerinde Barça 3-4-3 ile sahadaydı. Bu takımlardan Getafe'yi saymazsak - Sociedad'ın da Barça başta olmak üzere ligin üst düzey takımlarını her daim zorlayan bir bir ekip olduğunu unutmadan - geri kalanlar ligin gediklileri. Mesela bu maçlardan Valencia maçı çok güzel bir örnek benim açımdan bu tarz maçlara 3-4-3 ile çıkılmaması gerektiğini gösteren. 3'lü defansın - o maçta sağda Alves vardı - sağına tren rayı döşenmiş misali geldi Valencia ve 2 golü de bu kanattan hızlı çıkarak buldu. Bu maçlar yerine Gijon'a, Santander'e, Zaragoza'ya karşı 3-4-3 ile çıkmak yetmez miydi?


Sadece puan kaybedilen maçlar özelinde 3-4-3 olayına yaklaşmak da doğru değil bana kalırsa. Olaya neden 3-4-3 diye sorarak başlamak daha doğru olacaktır. Elbette Pep'in kendine karşı bir meydan okuması var fakat en az bunun kadar Cesc transferinin etkisi de yadsınamaz. Alışıldık Busquets, Xavi, Iniesta orta sahasına Cesc'i monte etmek adına yapılan bir hamleydi 3-4-3'e geçiş. Hatta sezon öncesi hazırlık maçlarında üst düzey performans gösteren Alcantara da işin içine dahil olunca bütün bu oyunculardan aynı anda faydalanmak için yapılan bir hamle oldu. Bunun Barça'ya en büyük etkisi ise sahaya dağılımdaki değişiklikler yani bir nevi oyuncuların saha içindeki birincil alanlarının ve bundan dolayı pas trafiklerinin bozulmasıydı bence. Mesela Barcelona 3-4-3 ile çıktığı maçlarda - ki bu maçların bir çoğundan önceki hafta 4-3-3 ile oynadılar - önde baskıyı gördüğü an genellikle zorlandı. Hatta aynı durum 4-3-3'ten 3-4-3'e geçiş için de geçerli. Sezonun büyük bir bölümünde topa sahip olan taraf olmasına rağmen defansın arkasına kaçan oyunculara verilen paslarda önceki sezonlara göre bariz bir düşüş var. Elimde net bir istatistik yok ama mesela bu sene Xavi'nin attığı öldürücü asist sayısı geçen yıla göre kesinlikle daha az ve bunun ilk sebebi birincil alanların neredeyse haftadan haftaya değişmesiydi bana göre.


Cesc'e değinmiş iken diğer bir transfer Alexis'e geçelim. Sezon başı nispeten orta sahada oynayan Cesc, Süper Kupa ve La Liga'nın ilk haftalarında attığı gollerden sonra genellikle ileri üçlüde oynamaya başladı. Sakatlık sürecini saymazsak Pep ileride Alexis'ten de vazgeçmeyince olan Villa ile Pedro'ya oldu. Geçen sene Şampiyonlar Ligi finalinde 11 başlayan ve gol atan bu ikili bir çok maçta yedek kaldı. Villa 8 kez 11'de kendine yer bulurken 7 kere sonradan oyuna girdi. Hakeza Pedro 7 maça ilk 11'de başladı ki bu maçların çoğu Cesc ile Alexis'in sakatlıklarından dolayı oynamadığı haftalar. Yeni transfer edilmiş 2 oyuncunun bu kadar kısa sürede Barça sistemine dahil edilmesi, özellikle Alexis'in performansı değerlendirildiğinde ne kadar doğru cevap vermesi güç açıkçası. Son örneklere baktığımız zaman Afellay, Mascherano gibi isimlerin takıma adapte olmak için yarım sezondan uzun süre beklediği bir ortamda - Ibra da var elbette ama onun takımdaki ömrünün 1 sene olması, oynasa bile sisteme adapte olamamasından dolayı takımdan ayrılması zaten her şeyi açıklıyor. Bir de Pep'in düşük formuna rağmen Alexis üzerinde inat etmesi var. Sezon başında Alexis'i sağ tarafta deneyerek başladı ama pek iç açıcı bir futbol sergilemedi Alexis burada. Fakat buna rağmen 11'deki yerini de değiştirmedi. Belki transfere harcanan  para yüzünden kendini Alexis'i oynatmak zorundaymış gibi hissetti Pep. Sağ tarafta olmayınca Rayo maçından itibaren sola çekti Alexis'i hatta daha sonrasında da burada oynattı fakat tam Alexis form tuttu derken orta sahadaki kalabalık ile tıpkı Alexis'te olduğu gibi Cesc'ten vazgeçememesi dolayısıyla sağ tarafa koydu Alexis'i (Cesc'i sol forvete çekince Alexis tekrar sağ tarafa döndü). Bana kalırsa bu kadar ısrar yanlıştı. Alexis'in düşük formu dolayısıyla takıma istenilen katkıyı verememesinin yanında üzerinde ısrar edilmesinin getirdiği bir başka olumsuz faktör ise kulübenin gediklisi haline gelen Pedro ve Villa'daki moral bozukluğundan kaynaklanan bariz performans düşüşü oldu.


Barça'nın bu kadar puan kaybı yapmasındaki bir diğer faktör de rotasyonlardı. Pep, sanki L'pool dönemindeki Benitez'in rekorunu kırmak amacıyla sadece 1 hafta bir önceki maçla aynı 11'i ile başladı maçlara. Bunda bir derece sakatlıkların da etkisi var fakat yine de bir çoğu neredeyse fantazi düzeyindeki, kadrodaki yeni - eski kimseyi küstürmemek adına yapılan değişiklikler. Bu değişiklikler sayesinde belki kazanılan yeni, genç isimler var Cuenca, Tello gibi ama form düşüklüğüne sebep olduğu futbolcular ve takımın ideal bir 11'i olmamasından dolayı yol açtığı ritimsizlik düşünüldüğü zaman çok büyük bir kazanç değil aksine kayıp. Hatta öne geçilen bir çok maçta Xavi, Iniesta, Villa gibi isimler daha dakika 60 olmadan oyundan çıkarıldı. Belki de Barçalı bir çok isim 60'tan sonra ne de olsa birazdan çıkacağım mantığıyla oyundan koptu. Rotasyon ve bu erken değişikliklerin getirdiği etkiler ilk devre boyunca bir çok maçta önde de olsa Barcelona'nın takım olarak 60'tan sonra maçtan kopmasının en büyük sebebiydi bana göre. Zaten baktığımız zaman 60. dakikalar itibarı ile berabere veya geride girdiği 6 maçtan sadece birinde (Valencia) avantaj elde edebildi Barcelona - ki onda da 2-1 gerideyken beraberliği kurtardı.


Son olarak değinmek istediğim konu ise Adriano konusu. Pep bu adamda ne buluyor anlayabilmiş değilim açıkçası. Bana kalırsa bu takımda sadece Abidal'in sakatlığında sol bekte oynayabilir. Pep, Adriano'yu genellikle ileri üçlünün solunda olmak üzere sol tarafta kullanıyor. Adriano, oyun tarzı olarak kanattan ayrılmayan bir futbolcu olunca Barça istediği verimi alamıyor. Zaten ileri ucun çok uzun olmamasından dolayı kanatta oynamasının çok fazla bir getirisi olmamasının yanında bir de Adriano'nun defans arkası koşular yapan bir futbolcu olmamasından dolayı ileride bir kişi eksik kalıyor ve daha da önemlisi alışıldık sistemin dışına çıkıyor Barcelona. Orta sahanın solunda oynayınca da pek bir şey değişmiyor. Bu seferde kanada çok yakın oynamasından dolayı sol forvette oynayan isim Adriano'ya yaklaşmak zorunda kalıyor ve hücumda yine bir kişi eksiliyor takım. Ayrıca Xavi ile - veya Thiago - olan mesafenin çok fazla olmasından dolayı orta sahadaki pas trafiği de aksıyor. Adriano'nun oynadığı maçlara dikkat edilirse Xavi'nin ağırlıklı olarak sağda Alves ile oynamak zorunda kaldığı açıkça görülecektir.


Elbette daha birkaç etken daha sıralayabiliriz ama ilk etapta benim açımdan takımı baltalayanlar bunlar. Düzelmeyecek sorunlar değil hiçbiri ama farkın bu saatten sonra kapanması ne olursa olsun mucize olur. Bundan sonra Barça için Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak bir zorunluluk. Real'de ise muhtemelen Mourinho sezon sonu şampiyonluk kupasını kaldırıp İngiltere'nin yolunu tutar.

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...