Cumartesi akşamı TSİ ile 23:00'te bütün Dünya işi gücü bırakıp Dünya'nın en büyük 2 kulübünün Santiago Bernabeu'da oynanacak olan mücadelesine kitlenecek. Dünya'nın en büyük derbisini olmasının yanında bu el clasico her iki takım için La Liga'da şampiyonluğa giden yolda ayrı bir anlam ifade ediyor. Eğer Real Madrid evinde oynayacağı maçı kazanırsa maç eksiğine rağmen 6 puan önüne geçecek Barcelona'nın. Barça ise kazandığı taktirde 1 maç fazlasıyla puanları eşitleyecek ve olası 2'li averaj hesabı için avantaj sağlayacak. Bütün bu ince hesaplar doğrultusunda izlediğim maçlar doğrultusunda her iki takımın sezon başından itibaren öne çıkan, maçı etkileyebilecek artı ve eksilerini ortaya koydum.
1.Real Madrid Kontraları
1.Real Madrid Kontraları
Real Madrid'in bu sezon başından itibaren gerek La Liga'da gerekse Şampiyonlar Ligi'nde özellikle 2. yarılarda en çok gol bulduğu silahlardan biri kontra ataklar oldu. Hatta çoğu zaman Mourinho'nun bu silahı sırf el clasicolarda uygulamak için kullandığı bile söylendi. Real Madrid, oynadığı bir çok maçın özellikle ikinci yarılarında kontra ataklardan faydalanabilmek için kendinden görece olarak çok daha zayıf rakiplerine karşı bile rakibin topla oynamasına izin verip rakibini üzerine çekerek kontra ataktan bolca gol buldu. Son oynadığı Espanyol, Valencia, Ajax, Betis, Osasuna, Atletico Madrid maçlarında en az 1 tane olmak üzere Real'in CR7 ile başlayıp genellikle CR7 ile sonlanan, kanatlardan çıkarak tek ve dikine paslarla kontradan bulduğı gol var. Peki Real Madrid bunu Barcelona karşısında uygulayabilecek mi? İşte en büyük soru işaretlerinden biri bu. Sonuçta kontraya çıkmak için topun rakipte olması ve üzerinize çekmeniz gerekiyor. Peki topun, dolayısıyla oyunun hakimiyetini Barcelona'ya verme riskini alacak mı Mourinho? Gol bulmak adına Barcelona'nın gelip ceza sahanızın önünde topla oynamasını seyretmek çok büyük bir risk. Bir de az adamla yakalasa bile Barcelona'ya gol atmanın zorluğu var. Rakip ne Valencia ne Espanyol. Açıkcası gol bulmadan Mourinho'nun bu riski alacağını pek zannetmiyorum ama Real Madrid öne geçebildiği taktirde farkı daha da artırmak adına sezon başından beri hazırladığı çok kuvvetli bir silahı olduğunu da göz ardı etmemeliyiz.
2. Real Madrid vs Highline + Sertlik
Real Madrid'in sezon başından beri puan kaybettiği veya kazanmasına rağmen çok zorlandığı maçlara bakacak olursak (Levante, Racing/ Sociedad, Valencia) rakiplerin 2 konu üzerinde durduğu ve bunları uygulayarak Real Madrid'i son derece zorladığı ortaya çıkıyor, yüksek defans kurgusu ve sertlik. Yüksek defans kurgusundan başlayacak olursak saf defansı yukarıda kurmak Real Madrid'i zorlamıyor öncelikle onu söyleyeyim (Geçen hafta oynanan Gijon maçı). Real Madrid'e yedikleri goller dışında pozisyon vermeyen, son derece zorlayan 3 takıma baktığımız zaman (Racing, Sociedad ve Valencia) defanslarını 25 metre civarında kurmalarının yanı sıra orta saha hattını defans hattına son derece yakın oluşturmaları (aradaki mesafe max 15 metre ) ve bu iki hat arasına rakibi sokmamak, girdiği an ise top kaybına zorlamak adına hareketli bir ön libero (Diop, Mariga ve Albelda) kullanmaları göze çarpıyor. [Valencia maçında iki hat arası diğer iki takımlara göre çok yakın değildi] Real Madrid bu tip savunmalara karşı ortada - özellikle Mesut ile - organize olamadı. Topu kanatlara taşıdığı anlarda ise Higuain ve Benzema'ya istenilen öldürücü paslar atılamadı ve genellikle defansın arkasına hava toplarıyla sarkılmaya çalıştı Real Madrid fakat rakip savunma ve kaleciler dikine gelen hava toplarından dolayı zaman kazanarak çoğu kez bu atakları durdurmayı başardı. Bunda elbette yukarıda kurulan savunmalara karşı ofsayta düşmemek adına doğru koşuları yapmayan/yapamayan Higuain ve Benzema'nın da Real Mardid'in bu tip savunmaya karşı zorlanmasında katkısı büyük. Örneğin Sociedad maçında Higuain sadece 2 kez defansın arasından dikine boş koşu yapabildi. Birinde ofsayta düşerken diğerinde de golü buldu zaten. Barcelona'nın da defansı yukarıda kurduğunu hesap edersek, topun Real Madrid'de olup rakip kaleye yüklendiği anlarda - Barcelona'nın takım olarak savunmaya çekildği anlarda - yukarıda kurulan savunmaya karşı gol bulmakta zorlanabileceğini düşünmek yanlış olmaz.
Sertlik ve hakem ile taraftara oynama konusuna gelecek olursak (Real Madrid'e karşı) Levante ve Santander - kısmen de Alba sayesinde Valencia - istediğini alan takımlar. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bu üç takım da Real Madrid'e karşı evinde oynadı. Yani Bernabeu'da oynanacak el clasico bu açıdan Real Madrid adına avantaj. Yine de taraftarların baskı oluşturduğu bir ortamda - her pozisyonu sonucu ne olursa olsun Real Madrid lehine ıslıklayan - Real Madrid'li oyuncuların üstüne oynamak hakem Teixeira'yı ters psikoloji ile etkileyebilir ve Barcelona'da Busquets gibi Dani Alves gibi bunu yapabilecek oyuncular mevcut. Real Madrid'de bu konuda Di Maria, Marcelo ve Pepe öncelikli dikkat etmesi gereken oyuncular (Barça'da da biraz önce saydığım isimler) Sadece işin takımı eksik bırakma boyutu değil bir de sinirlendirerek oyundan düşürme boyutu var tıpkı Valencia'nın yaptığı gibi. 6 dakika içinde 4 Real Madrid'li futbolcunun kart görmesini sağlayıp oyundan düşürerek az kalsın gitti denilen maçı çeviriyorlardı. Bu anlarda sadece kart gören, pozisyonların içinde yer alan oyuncuların değil takımın komple olarak oyundan düştüğünü açıkça gördük ve Real Madrid'in bu maçta dikkat etmesi gereken, en çok handikap yaşayabileceği konulardan biri de bu.
3. Real Defansı
Real Madrid'in sezon başından beri puan kaybettiği veya kazanmasına rağmen çok zorlandığı maçlara bakacak olursak (Levante, Racing/ Sociedad, Valencia) rakiplerin 2 konu üzerinde durduğu ve bunları uygulayarak Real Madrid'i son derece zorladığı ortaya çıkıyor, yüksek defans kurgusu ve sertlik. Yüksek defans kurgusundan başlayacak olursak saf defansı yukarıda kurmak Real Madrid'i zorlamıyor öncelikle onu söyleyeyim (Geçen hafta oynanan Gijon maçı). Real Madrid'e yedikleri goller dışında pozisyon vermeyen, son derece zorlayan 3 takıma baktığımız zaman (Racing, Sociedad ve Valencia) defanslarını 25 metre civarında kurmalarının yanı sıra orta saha hattını defans hattına son derece yakın oluşturmaları (aradaki mesafe max 15 metre ) ve bu iki hat arasına rakibi sokmamak, girdiği an ise top kaybına zorlamak adına hareketli bir ön libero (Diop, Mariga ve Albelda) kullanmaları göze çarpıyor. [Valencia maçında iki hat arası diğer iki takımlara göre çok yakın değildi] Real Madrid bu tip savunmalara karşı ortada - özellikle Mesut ile - organize olamadı. Topu kanatlara taşıdığı anlarda ise Higuain ve Benzema'ya istenilen öldürücü paslar atılamadı ve genellikle defansın arkasına hava toplarıyla sarkılmaya çalıştı Real Madrid fakat rakip savunma ve kaleciler dikine gelen hava toplarından dolayı zaman kazanarak çoğu kez bu atakları durdurmayı başardı. Bunda elbette yukarıda kurulan savunmalara karşı ofsayta düşmemek adına doğru koşuları yapmayan/yapamayan Higuain ve Benzema'nın da Real Mardid'in bu tip savunmaya karşı zorlanmasında katkısı büyük. Örneğin Sociedad maçında Higuain sadece 2 kez defansın arasından dikine boş koşu yapabildi. Birinde ofsayta düşerken diğerinde de golü buldu zaten. Barcelona'nın da defansı yukarıda kurduğunu hesap edersek, topun Real Madrid'de olup rakip kaleye yüklendiği anlarda - Barcelona'nın takım olarak savunmaya çekildği anlarda - yukarıda kurulan savunmaya karşı gol bulmakta zorlanabileceğini düşünmek yanlış olmaz.
Sertlik ve hakem ile taraftara oynama konusuna gelecek olursak (Real Madrid'e karşı) Levante ve Santander - kısmen de Alba sayesinde Valencia - istediğini alan takımlar. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bu üç takım da Real Madrid'e karşı evinde oynadı. Yani Bernabeu'da oynanacak el clasico bu açıdan Real Madrid adına avantaj. Yine de taraftarların baskı oluşturduğu bir ortamda - her pozisyonu sonucu ne olursa olsun Real Madrid lehine ıslıklayan - Real Madrid'li oyuncuların üstüne oynamak hakem Teixeira'yı ters psikoloji ile etkileyebilir ve Barcelona'da Busquets gibi Dani Alves gibi bunu yapabilecek oyuncular mevcut. Real Madrid'de bu konuda Di Maria, Marcelo ve Pepe öncelikli dikkat etmesi gereken oyuncular (Barça'da da biraz önce saydığım isimler) Sadece işin takımı eksik bırakma boyutu değil bir de sinirlendirerek oyundan düşürme boyutu var tıpkı Valencia'nın yaptığı gibi. 6 dakika içinde 4 Real Madrid'li futbolcunun kart görmesini sağlayıp oyundan düşürerek az kalsın gitti denilen maçı çeviriyorlardı. Bu anlarda sadece kart gören, pozisyonların içinde yer alan oyuncuların değil takımın komple olarak oyundan düştüğünü açıkça gördük ve Real Madrid'in bu maçta dikkat etmesi gereken, en çok handikap yaşayabileceği konulardan biri de bu.
3. Real Defansı
"Mourinho, Marcelo'ya bile savunma yapmayı öğretti" bu sezon en çok kullanılan cümlelerden biri Real Madrid adına fakat ben bu görüşe katılmıyorum. Real Madrid'in bu güne kadar oynadığı takımlar hücum gücü adına çok kuvvetli takımlar değildi ve Real savunmasını istenilen, bu konuda bir yargıya varılabilecek kadar tartmadığını düşünüyorum. Belki Valencia ve Atletico Madrid hücum gücü kuvvetli takımlar olarak gösterilebilir. Fakat Atletico zaten maçın 20. dakikasında 10 kişi kaldı. Valencia ise Real karşısında 2 gol bulmayı başladı. Solda Marcelo'nun, Alves ve Messi (Cuenca) karşısında göstereceği kritik performans bu sezon ilk kritik sınavı olacak. Geçtiğimiz son 2 yılda Barcelona'nın Real karşısında yediği gollerin neredeyse yarısını Marcelo'nun bulunduğu kanattan geliştirdiği ataklar karşısında bulması da Marcelo'nun performansının, savunma yapmayı öğrenip öğrenememesinin bu maçı etkileyecek en kilit faktörlerden biri olacağı aşikar. Real'in sağında oynayacak Arbeloa ise ayrı bir soru işareti. Ramos'un ortaya geçmesiyle ağırlıklı olarak burada formayı kapan Arbeloa için de en kritik sınav olacak el clasico. O da daha önce verdiği en kritik sınav olan Valencia karşısında özellikle 2. yarı Mathieu ve Alba karşısında döküldüğü anlar olmuştu. Barcelona karşınında göstereceği olumlu veya olumsuz performansın maçın sonucunu direk etkileyeceğini düşünüyorum. Son olarak daha önce birçok kez el clasico oynamasına rağmen Barcelona karşısında ilk kez göbekte başlayacak olan Sergio Ramos var. Açıkcası Ramos'un defansif anlamda bir sorun yaşayacağını düşünmüyorum fakat işin bir de hücum boyutu var. Hem Arbeloa'nın sağda Ramos kadar katkı veremeyeceği gerçeği hem de Real Madrid'de bu sezon başından itibaren oyunun tıkandığı anlarda Ramos'un ileri çıkarak Khedira'yı ileri itmesi ve Xabi Alonso'yu rahatlatması ile Real Madrid'e hücumda daha çok seçenek ve zenginlik sağlaması konusu var. Hiç şüphesiz Barcelona karşısında sezonun geri kalanında olduğu gibi rahat rahat ileri çıkıp orta sahaya yardım edemeyecektir. İşte oyunun tıkandığı anlarda Real Madrid'in bu opsiyondan mahsun kalması, bu anlarda oyunu açacağı için yapacağı hamleler ve belkide savunmayı riske edip Ramos'u çıkartmak maçın kaderini belirleyecek noktalardan biri
4. Rol Kaymaları
Barcelona bu sezon puan kaybettiği, zorlandığı maçların tamamında göze çarpan en önemli faktör Pep'in yeni transfer Alexis başta olmak üzere bazı oyuncuları ve alt yapıdan gelen oyuncuları oynatmak adına yıllardır futbolcuların alıştığı saha içi pozisyonları ve bunun sonucu olarak rollerini değiştirmesi geliyor. Örnek vermek gerekirse özellikle Sevilla maçı ve öncesi dönemde Villa'nın merkez forvet olarak oynatılması sonucu Villa'nın arada sıkışması ve bu sebeple Villa'nın gösterdiği form düşüklüğü, Pep'in yeni transfer Alexis Sanchez'in üzerinde çok durması ve sakatlıktan çıkar çıkmaz önce sağ forvette (Önceki transferlerden Mascherano ve Afellay'ın takıma adaptasyonlarının en az 6 ay olduğunu düşünürsek bu süre de son derece şaşırtıcıdır) ardından Cuenca'yı 11'e monte etmek adına solda şans vermesi - yani Alexis'i oynatma pahasına Villa'yı kesmesini gösterebiliriz. Cesc'i oynatmak adına sol forvet, orta sahanın solu gibi yerlerde denemek ve bütün bu rotasyonların sonucu takımın ritminin bozulması ve istikrarsızlık Barcelona'nın şu anda 2. sırada olmasının ve yaptığı puan kayıplarının en büyük nedeni. Elbette kazançlar oldu, süreç içerisinde oyuncular için en doğru pozisyonları buldu Pep fakat bu kadar kısa sürede yapmak, macera almak gerekli miydi ve Pep bu maç için yeni bir maceraya girecek mi soruları Barcelona adına en çok merak edilen sorular. Acaba sağda özellikle son maçlarda iyi bir performans koyan ama tecrübesiz Cuenca mı, Messi mi yoksa Wembleydeki CL finalinden sonra buzluğa kaldırılan Pedro mu oynayacak kimse bu soruların cevabını veremiyor.
Olay aslında sadece Pep Guardiola'nın hangi oyuncuları nerede seçeceği değil. Bir de 4-3-3 mü yoksa 3-4-3 mü sorusu var akıllarda. Barcelona bu sezon Sevilla, Valencia, Milan deplasmanları gibi zorluk derecesi yüksek olan bir çok maçta puan kaybetmeyi göze alarak oyunun belli bölümleri veya tamamında 3-4-3 ile sahadaydı. Hatta puan kaybedilen Valencia ve Sevilla maçlarının ardından Pep hakkında yapılan eleştirilerin ortak paydası "3-4-3'ün zorluk derecesi zor bu maçlar yerine içeride daha zayıf ekiplere karşı denenmesinin daha doğru olup olmayacağı" yönündeydi ama Pep Guardiola puan kayıplarına rağmen 3-4-3'ten vazgeçmedi. Maç öncesinde İspanyol spor basını Barcelona'nın 4-3-3 ile sahada yer alacağını düşünmesine rağmen Pep 3-4-3 ile çıkarsa hiç kimse şaşırmaz açıkcası. Ama böyle önemli bir maçta tercih edilmeli mi, daha doğrusu nasıl bir sistem tercih edilmeli? C.Ronaldo ve Di Maria gibi kanat oyuncularına sahip, özellikle bu sezon - biraz önce de bahsettiğim gibi - bol bol kanatlardan gelişen kontra atakları kullanan Real Madrid karşısında 3-4-3 ile çıkmak bana göre yanlış olur. 4'lü defansın önünde Busquets (Puyol'un muhtemel yokluğunda defansa kayarsa belki Keita), oyunu yönlendiren Xavi ve ileriyle olan bağlantıları kuvvetlendiren Iniesta 3'lüsü ile oluşan bir orta saha tercihi bana göre bu maç için daha uygun bir tercih. İleride ise sağ forvette Messi, sol forvette Villa veya Alexis (Alexis'in 2 maçtır solda gösterdiği performans fena değil ama yine de Villa birinci tercih olmalı) ortada ise gizli 9 gibi Cesc formasyonu Real'i en çok zorlayacak seçimler gibi duruyor. Bakalım Pep bu veya buna benzer bir tercihte mi bulunacak yoksa 3-4-3 ile Cuencalı Adrianolu bir kadro mu tercih edecek. Kısacası Pep bu maçtan önce seçeceği kadro ve sistem ile belki şampiyonluğu kaybetmek pahasına "gelecek mi bu sezon mu" kararını verecek.
5.Özgüven
Maçın ana başlıklarından değineceğim son nokta iki takımdaki özgüven durumu. Her ne kadar Real Madrid bu sezon önüne geleni devirse de bu maç bambaşka bir maç olacak, adı üzerinde el clasico. İş el clasicolara gelince de son yıllarda Pep Guardiola yönetimindeki Barcelona'nın ezici bir üstünlüğü bulunuyor. Oyunun gidişatı nasıl olursa olsun, kötü oynasalar bile Barça, Real Madrid karşısında bir şekilde gol atmayı başarıyor. Özellikle sezon öncesi oynanan Süper Kupa maçlarında - hele ki Bernabeu'da oynanan maçta - görüldüğü üzere Real Madrid skor olarak önde, oyun olarak baskı kuran taraf bile olsa Barcelona ilk gelişinde golü bulabiliyor (Aslında ilk pozisyonda Villa, Casillas ile karşı karşıya kaldı fakat pozisyon ofsayt gerekçesi ile iptal edilmişti) Bunun sonucu olarak Real Madrid'li futbolcularda el clasicolar öncesi "öğrenilmiş çağresizlik" durumu mevcut son yıllarda. Aynı şekilde Barcelona cephesinde de bir özgüven... Bu maçta Real Madrid öncelikli olarak bu düşünceden kurtulmalı. Elbette maça başlarken bu kafa yapısıyla çıkmıyorlar sahaya ama oyun içindeki inişlerde, takımın birşeyler üretemediği aksine Barcelona'nın avantajı eline aldığı anlarda bu düşünceye girip girmeyecekleri çok önemli. Maç öncesi bir adım daha avantajlı taraf olarak görülmelerine rağmen bu durum farka bile yol açabilir.
El Clasico öncesi elimden geldiği kadar kısaca her iki takımın maç öncesi göze çarpan artı ve eksilerine değinmeye çalıştım. Maç öncesi her iki takımın son form durumları göz önüne alındığı zaman Real Madrid küçük bir farkla olsa da bir adım daha avantajlı olan ekip konumunda fakat bu maçın atmosferi bambaşka. Sonucu ufak ayrıntıların belirleyeceği maç her sonuca açık kısacası fakat ben Real Madrid'in beraberliğe razı olacağını ve sonuç olarak gollü bir beraberlik bekliyorum. Artık tuttuk nefesleri akşam 23:00'ü bekliyoruz.

0 yorum:
Yorum Gönder